Adler Gazetesi

Coaching for positive change

 

 

Sevgili Koçlar,

Uzun süren kış sürecinden sonra havalar ısınmaya başladı ve baharın coşkusunu içimizde hissetmeye başladık. Yeni başlangıçlar, kararlar ve umutlarla birlikte Değişim Mevsimlerinin “Çiçek Açma ve Planı Eyleme Dökme” sürecine giriyoruz. Tüm mevsimlerin anlamı her birimiz için farklı ancak tüm bu farklılıklar bize bütüne ulaşma yolunda zenginlik ve değer katıyor.

Ben yaşamımın sonbaharında büyük bir değişimle, koçlukla tanışarak kendimi ilkbahar mevsiminde buldum. Sevgili Ersin’in bana en büyük hediyesidir ve benim için anlamı çok büyük. O kadar değerli ki bundan sonraki yaşam amacım bu.

İnsan yaşamında hiçbir zaman öğrenme, farkındalık ve yaratıcılığın sonu olmadığını ve her zaman seçimlerimizi yürekten inanarak ve tutku ile istersek gerçekleştirebileceğimize odaklandığımız zaman mucizelerin olabileceğini birçoğunuz deneyimlemişsinizdir.

Adler Ailesi olarak 1100 kişiye ulaşmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Bu kadar geniş bir aile olarak her birimizin başka insanların hayatına dokunduğumuzu düşününce olabilecek mucizeleri hayal edebilir misiniz… Ben, ediyorum ve karşımda muhteşem bir manzara görüyorum.

“Yürekten ve sevgiyle çabalarsan, yıldızlara ulaşabilirsin”

Bu güzel ailenin kurucusu ve her zaman mucizelere inanan sevgili Ersin Günöy her zaman kalbimizde yaşayacak.

“Bundan böyle 5 Mayıs’ı sonsuzluğa doğduğun gün olarak kabul ediyorum, sevgili Ersin.”

Hepinizi sevgiyle kucaklıyorum.

Ayşe Coral
Genel Müdür - ACC, ACPC

 

“YAŞAMAK” ve “Hayatta Olmak” arasındaki fark

On yıl kadar önce kendimi bir kriz ile mücadele ederken buldum. Hepimizin bildiği türde, bizden izin almadan hayatımızı değiştiren bir krizdi. Tam “tabana vurduğumu” hissettiğim o belirgin anda yaşamak için bilinçli bir tercih yaptım. O anı hatırlıyorum, zira “ölmemeyi” seçmedim- YAŞAMAYI seçtim. O noktaya gelmiş olanlarınız yaşamanın ölmemenin bir sonucu olmasının şart olmadığını bilirler.

Eğer “Yaşama” kelimesinin objektif anlamının ölüm kelimesinin fizyolojik karşıtı olduğu şeklinde bakış açısına sahipseniz, yukarıdaki paragraf sizin için bir anlam ifade etmez, değil mi? Sizin bakış açınıza meydan okumak amacı ile, “Hayatta olmak” ve “Yaşamak” arasındaki farklılık oluşturmak için başka bir perspektif sunmama izin veriniz.

“Hayatta olmak”, “Ölme”nin fizyolojik zıttıdır. Batı toplumunda hayatta olmak için bazı temel gereksinimlerimizi karşılamamız gerekmektedir; yiyecek, barınak, giyim, ilaç, para, hijyen…

“Yaşamak” ise fizyolojimizin ötesine bir varoluştur. Günlük yaşamımızda değerlerimizi onurlandırdığımız ve doyumlu, özgün hayat sürdürdüğümüz zaman ulaşabiliriz.

Koçlar olarak, danışanlarımız için gerçek zenginliğin “Yaşamak”ta yattığını biliyoruz. Danışanımız “Yaşamak” düzeyinde kendisinin en iyi şekline dönüşür. Medikal koçlukta, medikal bir sorun yaşayan danışan hayatta kalma mücadelesi ile o kadar meşguldür ki, hayatta kalma/ hayatta olmayı “Yaşamak” olarak yanlış algılayabilir.

Muhammed Ali bir keresinde, “Şampiyonlar spor salonlarında oluşmazlar. Şampiyonlar, içlerinde derinlerde olan bir şeyden oluşurlar- bir arzu, bir hayal, bir vizyon.”

Medikal bir koç olarak danışanlarımı sürekli olarak, varlıklarını “Hayatta Olmak”tan “Yaşamak”a değiştirmeleri halinde kendileri için nelerin imkan dahilinde olacağını sorarak zorlarım.

“Yaşamak”ı seçmemden beş yıl sonra kendimi hayatımı tehdit eden bir hastalık teşhisi ile hastane yatağında buldum. Doktorun hastalığımı ve hastalığımın seyri hakkındaki açıklamalarını dinlerken, kendime sordum: “Eski hayat vizyonum halen geçerli mi? Doğru olduğuna inandıklarıma güvenmeye devam edebilir miyim? Benim temel değerlerimle bağlantılı olan günlük kararları, medikal kararlar dahil, alma yetkimi geri almaya cesaretim var mı?

Bu benim “Hayatta Olmak”tan “Yaşamak”a olan yolculuğumun başlangıcıydı. Pek çok yönden de Medikal Koçluğun MCI Modelinin doğuşu oldu.

Rahat nefes alın ve YAŞAMAya cesaret edin.

Shiri Ben-Arzi
Medical Koç
MCI Kurucusu ve CO-CEO
Medical Coaching Master Trainer

 



ANNELER GÜNÜ


Adler Ailesi olarak, dünyanın en degerli varlıkları olan Annelerimizin Anneler Gününü kutlarız...



Türkiye'de ilk defa Medikal Koçluk Eğitimi Başlıyor!


Adler Central Europe, Medical Coaching Institute, MCI (Medikal Koçluk Enstitüsü) ile işbirliği yaparak Medikal Koçluk Eğitimi programını Ağustos ayında başlatmaktadır.

Medikal Koçluk, danışanların medikal problem ve/veya sorunları olduğu zamanlarda bu durumlarla duygusal ve zihinsel olarak baş edebilme kapasitelerini oluşturma ve geliştirmelerini sağlayan bir süreçtir.

Bu eğitim, bu alanda çalışmak isteyen Koçlara ve sağlık uzmanlarına önemli iç görü ve teknik sunmaktadır.

Bu eğitim size danışanlarınıza pek çok seviyede koçluk yapmayı, destek vermeyi ve güçlendirmeyi, medikal bir sorun veya kronik hastalıkların kendine özgü durumlarını ve zorluklarını öğretecektir. Bu kursun içeriği, medikal uzmanların kendi çalışmaları hakkında düşünmeleri ve geliştirmelerine bir olanak sağlamaktadır.

Program hakkında detaylı bilgi almak için lütfen info@adlerce.com adresine mail atın..


"Conflict Management Coaching/ Anlaşmazlık Yönetimi" Programı Açıldı...!

 

Adler CE ve Cinergy Coaching Company iş birliği ile ilk defa Anlaşmazlık Yönetimi Programı mart ayında Türkiye'ye gelmiştir. Kurumlar içerisindeki bir çok konuya farklı ve etkili bir şekilde değinen program hakkında detaylı bilgi almak için lütfen info@adlerce.com adresine mail atın..



Practicum Programı Eylül ayı kayıtları başlamıştır.


Koçluk yolculuğuna derinlik katan, güçlü öğrenme, deneyimleme ve öğrendiklerini sağlamlaştırma fırsatı sunan ve programın ötesinde sürekli öğrenme için atılan temelleri güçlendirmeyi sağlayan İleri Düzey Koçluk Programı: Practicum Programı Eylül ayı kayıtları başlamıştır. Program hakkında detaylı bilgi almak için lütfen practicum@adlerce.com adresine mail atın.



“ADLER CE MEZUN ÖĞRENCİ SAYISI 1.000’e ULAŞMIŞTIR.


7 senedir Türkiye’de koçluk yolculuğunuza destek vererek sizlerin de katkısıyla mezun öğrenci sayımız 1.000’e ulaşmıştır. Adler Ailesi olarak, tüm öğrencilerimize koçluk yolculuklarında başarılar diler ve bizlere destek olan değerli eğitmenlerimize teşekkür ederiz.

 

Herşey bir gün içimdeki sıkıntılardan kurtulma ve lezzetsiz gidişatı tadlandırma arayışım ile başladı. Ne olabilseydi ben o olmak istediğim yerde olabilirdim, neyi başka türlü yapsaydım günlerimin gülümsediğini görecektim. Tam da o günlerde Koç’um ile karşılaştım, açıldık denizlere ve liman liman dolaştık. Dümende ben, yelkende ben, rotayı çizen ben, düğümleri yapan ben çözen ben, bulutları koyan ben, rüzgarları istediğim gibi estiren ben.. meğer ben neymişim… Nerde olmak istiyorsam orada, tabağımda lezzetli aşım ile gülümseyen gökyüzüm ve gönül ferahlığı içinde ister denizlerde ister çimenlerde ve istersem çam kokulu ormanlardayım.

2015 yılı başlarında Bayer Yönetim Kurulunun ortaya koyduğu irade ve destek ile Adler den Profesyonel Koçluğun Temelleri, İş Bağlamında Koçluk ve Usta Koçluğa Doğru İlerleme adımlarından oluşan 3 haftalık Koçluk Sertifika Programın Bayer yöneticilerine verileceğini duyduğumda, hayatımın rengini ve neş’esini kazandıran koçluk süreci gözlerimde ışıl ışıl pırıldadı. Liderlik yolundaki yürüyüşüme bambaşka bir bakış ekleyecek, Koç luğun sanatını anlayabilecek, ilmini öğrenecek, ufka umutla bakan liderlerimin daha profesyonel, daha pozitif olmalarını ve elbette şirketiminde zirvede olmasına destek sağlayabilecektim.

Bayer in 20 üst düzey yöneticisi olarak ilk adımlarımızı aynı sınıfta atmaya başladığımızda önce kendimizi daha iyi tanımaya başladığımızı anladım, günlük hayatımızdaki kavramların aslında pozitif eneji yüklü olduklarını onlardan nasıl etkili sorular çıkacağını ve hangi metodların nerelerde işe yarayacağını, metaforları, deneye deneye, yaşaya yaşaya gördüm. Her bir gün sonunda biraz daha olgunlaştığımı hissettim. 3 ayrı adımda toplam 15 gün boyunca gözlemlediğim, öğrendiğim ve deneyimlediğim kavramlar uygulamalar, yöntemler bende bir felsefe oluşturmaya başladı, kendiliğinden gelen etkili sorular, sabır, danışanımı olduğu yerde karşılama, seçim çarkı, seçim merdiveni ve diğer yollar ile birlikte iç görüye ulaşmak, ortaya dökmek, paylaşmak ve iç eleştirmen ile barışmak. Dallarım meyvelerle dolmaya başladı, hem herkes alabiliyor ve hemde pek lezzetliler. Bu günlerde ekibimdeki arkadaşlarım bana, size sihirli bir el değmiş diyorlar, vakit kıtlığından yeterince konuşamadığım arkadaşlarımla şimdi öylesi güzel projeler, yeni fikirler üretiyoruzki şaşıyorum. Bir liman gibi hissediyorum kendimi ekibimdeki liderlerimin uğradığı, ya yük aldığı ya yük boşalttığı ama her seferinde gülümseyerek ayrıldıkları bir liman gibi hissediyorum.

Şimdi artık Usta Koçluğa doğru bir yürüyüşteyim. Şiketimde birlikte çalıştığım tüm Arkadaşlarıma çok daha pozitif ve benliğime yerleşen bu yeni felsefe ile yaklaşmaktayım. Koçluk görüşmelerimde her seferinde daha iyiye doğru gittiğimi kendi başıma hissetmekten öte artık danışanlarımdan da duyuyorum. Devam ediyorum hem mutlulukla ve hemde kendime güvenle.

Bu vesile ile öncelikle bize bu imkanı veren şirketim Bayer’e ve bize böylesi büyük değişimi ve gelişimi yaşatan Usta Koçlarıma, “Üstadlarım’a”, bütün bu düzeni ortaya koyan ve bu güzide eğitimi sağlayan Adler’e yürekten şükranlarımı sunuyorum.

Kubilay Demirci
Ulusal Şatış Müdürü
Bayer CropScience Bayer Türk Kimya San.Ltd.Şti.