Adler Blog

Hayat Yolculuğumuz

Hayat yolculuğumuzun bir yerlerinde karşımıza kapılar çıkar. Yol giderken birden alacakaranlığın içerisinden uykuyla uyanıklık arasında. Fren yapmaya, hatta kapıdan içeriye girsek mi diye düşünmeye fırsat bulamadan; bir anda kapıya çarpar açarız ve artık başka bir dünyanın içindeyizdir. Her şey tanıdıktır ve bir o kadar da yabancı. Eskiden sevdiğin yerler artık sevmekte zorlandığın, sık sık bir arada olduğun arkadaşların belki biraz yabancı olmuştur. Ne onlar senin bugün aklında olduğu gibi, ne de sen onların hatırladığı gibisindir.

Yaşamımıza damga vuracak önemli kararlar –bazılarını bilinçli farkındalığımızla biz seçeriz bazıları da karşımıza çıkar diyelim- aldığımızda ya da kendimizi bir anda kapının öbür tarafında bulduğumuzda, büyük bir dalga etkisini de yaşamımıza davet etmişiz demektir. Bu arkasından artçılarını da beraberinde getirir. Dalgalar bir süre devam eder. Taa ki dengemizi bulana kadar. Her dalga iç dünyamızda sarsıntılar yaratır - bazısı büyük bazısı küçük - ve üstü örtülü kalmış duygularımız kendisini görünür hale getirmek için bir fırsat yakalamıştır. Fark edilmek, anlaşılmak isterler. Dalgalar gibi köpürerek kendilerini ortaya çıkartırlar.

İrili ufaklı sarsıntılar boyunca ne eşikler atlanır, ne kapattığımız odaların açılmadık kapıları kalır, ne de korktuğumuz birçok gerçekten eser kalır. Cesaret , kararlılık, ne istediğinden emin olmak, hayatı tekrar tekrar kucaklamaya çalışmak için ortaya koyduğumuz azim, bizi defalarca oyunun içine sokar. Sahne de hangi rollere ihtiyaç varsa onu oynatır senarist, başrol, figüran, ışıkçı vs böyle devam eder. Bunların hepsinin amacı “daha anlamlı, mutlu ve özgün bir hayat yaşayabilmek” için ihtiyacımız olan kaslarımızı güçlendirmektir. İşin sırrı bizim bu konudaki niyetimizin gücüdür.

Başkalarını model alarak öğrenmek işin başlangıcıdır. Deneyimlemek, özgün olmamızın kapılarını açar. Kararlılıkla deneyimlemeye devam etmek bizi ustalığa; bir başka anlamda mükemmelliği taşır. Ve o bizim olur, bizimle bütünleşir. Bu “olma” yolculuğumuzun basit anlatımıdır.

O zaman seni kendin olmaya yaklaştıracak deneyime hazır mısın?

Başkaları olmak yerine kendin “olma” yolunda, kendi yolunla vazgeçmeden deneyimlemeye ve deneyimlemeye nereden başlamak istersin?

Artık kapıları açmak ya da çarpmanın bir farkı yok. Sadece “kim olmak” istediğini bilerek yaşamanın tutkusu var.


Eser OZAR

 
 
Yazar : Eser OZAR (PCC, ACPC, ACT, MSC)
Adler İletişim Formu